Kuzey Pasifik Okyanusu’ndaki akıntıların merkezinde biriken ve hiçbir ülkenin egemenlik sınırlarında yer almayan devasa atık tabakası, Türkiye’nin yüzölçümünün iki katından daha geniş bir alana yayıldı. Karadan binlerce kilometre uzaklıktaki kontrolsüz saha, açık denizde daha önce rastlanmamış yapay bir biyolojik ekosistem oluşturdu.
Karasal bir kara parçası niteliği taşımayan söz konusu oluşum, su yüzeyinin hemen altındaki ilk metrelerde asılı duran trilyonlarca mikroplastik ile terk edilmiş devasa balık ağlarından meydana geliyor. Kuzey Pasifik’teki dairesel akıntıların çekim etkisiyle tek bir bölgede sıkışan sanayi ve tüketim artıkları, zamanla dağılmayarak açık denizde dev bir sualtı atık havuzuna dönüştü.
Yalnızca sığ kıyılarda yaşamını sürdürebilen midye, yosun ve yengeç gibi canlı türleri, açık denizde sürüklenen bu yapay plastik yüzeylere ve ağlara tutunarak koloniler inşa ediyor. Kıyı canlılarının karadan binlerce kilometre uzaktaki açık okyanus şartlarında tutunabilmesi, bölgede daha önce benzeri görülmemiş yapay bir sualtı faunası meydana getiriyor.
Hiçbir devletin münhasır ekonomik bölgesi ya da karasuları içinde kalmayan bu alan, uluslararası sulardaki yetki boşluğu ve ortak müdahale eksikliği sebebiyle hacmini artırmayı sürdürüyor. Serbest dolaşan tonlarca ağırlıktaki balık ağları deniz türleri için tehlike oluştururken, besin zincirine dahil olan mikropartiküller küresel çaptaki su altı yaşamı üzerinde doğrudan tehdit yaratıyor.
