İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, konut kararnamelerinin mecliste reddedilmesi ve bütçe onaylatamayan kırılgan yasama aritmetiği üzerine 29 Kasım için erken genel seçim kararı aldı. Parlamentonun feshedileceğini duyuran hükümet, derinleşen gayrimenkul krizi ve ülke geneline yayılan kitlesel sokak protestolarının ardından İspanya’yı 72 saatte sandığa taşıdı.
Kararnamelerin Reddi ve Yasama Tıkanıklığı
Temsilciler Kongresi’nde 2 Ekim Cuma günü yapılan olağanüstü oturumda hükümetin hazırladığı iki temel konut paketi yasalaşamadı. İlk düzenleme 172 kabule karşılık 178 oyla, ikinci düzenleme ise 166 kabule karşılık 184 oyla meclisten geri döndü. Başbakan Sanchez’in oylama öncesindeki destek çağrısına rağmen muhalefetteki Halk Partisi (PP) ve Vox ile birlikte hükümetin kritik yasama müttefiki olan Katalan ayrılıkçı Junts partisi de düzenlemelere ret oyu verdi.
PSOE ve sol ittifak Sumar ortaklığından oluşan koalisyon, 350 sandalyeli mecliste yalnızca 147 vekile sahip bulunuyor. Bölgesel partilerin desteğine bağımlı olan bu kırılgan tablo sebebiyle Sanchez yönetimi, 2023 yılından bu yana parlamentodan yeni bir merkezi bütçe geçirmeyi başaramamıştı. Oylama doğrudan bir güvensizlik önergesi olmasa da hükümetin yasa yapma kapasitesinin tükendiğini somutlaştırdı.
Konut Piyasasındaki Fiyat Artışı ve Toplumsal Tepki
Ülkede gayrimenkul piyasasına yönelik acil müdahale ihtiyacı, hızla tırmanan barınma maliyetlerinden kaynaklanıyor. AP verilerine göre İspanya genelinde ortalama kira bedelleri son on yıllık periyotta iki katına çıktı. Madrid’de 87 yaşındaki Maricarmen Abascal’ın tahliye edilmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, kriz kısa sürede kitlesel eylemlere dönüştü.
Gelişmeler üzerine hazırlanan ve mecliste elenen acil kararnameler şu ekonomik tedbirleri içeriyordu:
Maddi imkanları kısıtlı kiracıların tahliyelerinin 2030 yılına kadar ertelenmesi,
Mevcut bazı kira kontratlarının resen uzatılması,
Kira artış oranlarına tavan sınır getirilmesi,
Gayrimenkul piyasasındaki spekülatif hareketlerin engellenmesi.
Reuters verilerine göre kararnamelerin reddedilmesinin ardından 3 Ekim Cumartesi günü 50’ye yakın yerleşim yerinde protestolar gerçekleştirildi; Madrid’deki gösterilere yaklaşık 70 bin kişi katıldı.
72 Saatlik Kriz Masası ve Seçim Takvimi
Parlamento yenilgisinin ardından El País’in aktardığı görüşme trafiğinde Sanchez; kabine üyeleri, danışmanları ve PSOE kurmaylarıyla durumu değerlendirdi. Hükümet kanadından başlangıçta şu ifade aktarıldı:
La Moncloa ise başlangıçta tüm seçeneklerin masada olduğunu belirtti.
Parti içi istişarelerin ardından 4 Ekim Pazar gecesi netleşen karar, 5 Ekim Pazartesi sabahı resmiyet kazandı. İspanya Kralı VI. Felipe’ye bilgi verdiğini kaydeden Başbakan Sanchez, Bakanlar Kurulu toplantısıyla meclisin fesih sürecinin işletileceğini ve 29 Kasım Pazar günü erken genel seçime gidileceğini duyurdu.
Erken seçim kararında konut çıkmazının yanı sıra PSOE eksenli yolsuzluk iddiaları, yakın çevresine dönük adli süreçler ve yaz aylarında Ceuta sınırında yaşanan göç hareketliliği de etkili oldu. İddiaları reddeden Sanchez yönetimi, parçalı parlamento tablosunda derinleşen siyasi kilitlenmeyi aşmak için yetkiyi yeniden seçmene devretti.

